R.T. Erdoğan'ın "Turan" Hayali
18 Temmuz 2018 Çarşamba Saat 05:30
14 Punto 16 Punto 18 Punto 20 Punto
Cemal Şerik

İngiltere'de kraliçe tacını giydikten sonra dış ülkelere yönelik olarak ilk resmi "ziyaretini" sömürgelerine yapmaktadır. Aslında bu ziyaret her kraliçenin taç giyme töreninden sonra yerine getirdiği bir gelenek olma özelliğini taşımaktadır. Böylece kraliçe gerçekleştirmiş olduğu bu "ziyaretlerle" sadece İngiltere'nin değil aynı zamanda sömürgelerinin de kraliçesi olduğunu ilan etmiş olmaktadır. Öncesinde böyle bir gelenek Türkiye'de var mıydı? Bu konuda net bir şey belirtmemekle birlikte, Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı seçildikten sonra yapmış olduğu ziyaretler dikkat çekmişti. Çünkü O da her iki döneminde Cumhurbaşkanı töreninden sonra ilk "ziyaretlerini" Kuzey Kıbrıs ve Diyarbakır'a gerçekleştirmişti.

Abdullah Gül döneminde dikkatleri çeken bu "ziyaretler", en son gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra da gerçekleşti. Cumhurbaşkanı "seçilen" R.T. Erdoğan yemin töreninin hemen ardından dış ülkelere yönelik "ziyaretlerde" bulundu. Fakat bu sefer gerçekleşen "ziyaretler" Abdullah Gül'ün gerçekleştirdiklerinden biraz farklı oldu. R.T. Erdoğan önce Azerbaycan'a, ardından da Kuzey Kıbrıs'a gitti. Tabii bu "ziyaretler" gözlerden kaçmadı, dikkatleri çekti ve beraberinde de "neden Azerbaycan ziyareti" vb. gibi soruları akıllara getirdi. Çünkü Kuzey Kıbrıs'ın TC devletinin egemenliği ve sömürüsü altında olduğunun bilinmesine, bu anlamda yapılan "ziyaretin" anlaşılır bir yanı olmasına karşılık, Azerbaycan'ın böyle bir statüde olduğu bugüne kadar hiç bir şekilde tartışma konusu olmamıştı. Ama R.T. Erdoğan Kuzey Kıbrıs'tan bile önce Azerbaycan'a gitmişti.        

Birileri bunu, TC devletinin Azerbaycan Devleti ile daha önce dile getirilen "bir millet, iki devlet" söylemi ile bağlantılandırabilir. Ama bu söylem yeni kullanılan bir söylem de değildi. Abdullah Gül ve Nejdet Sezer'in Cumhurbaşkanlığı dönemlerinden önce de kullanılmaktaydı. Fakat o dönemlerde Azerbaycan'a yönelik böyle bir "ziyaret" gerçekleştirilmemişti. Hatta o süreçlerin hemen öncesinde Azerbaycan'da, TC devleti tarafından açıkça desteklenen, faşist parti MHP ile görüntü vermekten çekinmeyen yine MHP'li kadroların açıkça yanında boy gösterdiği Ebufez Elçibey tarafından faşist bir darbe gerçekleştirilmişti.

Şimdi ise R.T. Erdoğan yemin töreninin hemen ardından soluğu Azerbaycan'da aldı ve İlham Aliev'le birlikte basın açıklamasında bulundu. Bu açıklama ile de sadece TC devletinin değil, aynı zaman da Azerbaycan'ın da Cumhurbaşkanı olduğunu "ilan etmiş" oldu. En fazla dikkatleri çeken de bu oldu ve beraberinde de "ne zaman Azerbaycan TC devletinin sömürgesi oldu" vb. türünden akıllarda soru işaretleri yarattı.

Tabi bu soru öyle yerli yerinde duracak olan bir soru olmakla da sınırlı kalmadı. Berberinde daha farklı soruların sorulmasında da tetikleyici bir rol oynadı. Çünkü Kafkas ülkeleri, dolayısıyla da TC devletinden daha çok Rusya ile siyasal, ekonomik ve askeri ilişkili halinde bulunmamaktadırlar ve bu ilişkilerini de belirli bir "hukuka" dayandırmaktadırlar. O nedenledir ki, TC devletinin resmen Rusya'ya rağmen böyle bir ilişkide bulunma koşulları yoktur Fakat buna rağmen R.T. Erdoğan böyle bir "ziyaret" gerçekleştirmiştir.

Rusya böyle bir ziyarete ne kadar izin verdi ya da tahammül gösterdi? Veyahut bunu fark etmedi, öylece gözden kaçırdı? Bu soruların cevabı tartışılabilir. TC devletinin, Rusya ile son bir-iki yıl içerisinde gerçekleştirdiği ikili temaslar da bu çerçevede ele alınabilir. Ancak var olan bu ikili ilişkinin Rusya'nın kendi nüfus alanını TC devletine terk etmesine neden olabilecek bir muhtevaya sahip olmadığı da bir o kadar gerçekleştir.  Bu durum da daha farklı olasılıklar akıllara gelmektedir. Bunu da son derece olağan karşılamak gerekmektedir. Türkiye'deki iktidarın niteliği ve uluslararası alanda içerisine girdiği angajmanlar da bunları olanaklı kılmaktadır.

Osmanlı'nın son yıllarında iktidarda bulunan İttihat Terakki'nin lider kadroları "Birinci Dünya savaşına" katılım kararını verirken, Almanya'nın kendilerine "Turan Yolu" açma vaadinde bulunmuş olmasının önemine dikkat çekmektedirler. Onlar içinde Azerbaycan "Turan Yolu" nun ilk uğrak yeri olma gibi bir özellik taşımaktaydı. Mevcut durumda Türkiye'de iktidar koltuğunda olan AKP-MHP faşist kliği de "Kızıl Elma" olarak adlandırılan "Turan" hayalini dile getirmekten de geri kalmamaktadır. 24 Haziran 2018 seçimleri öncesi R.T. Erdoğan'ın İngiltere'ye yaptığı "ziyaret" de, İran'a karşı yapılması planlanan müdahaleye dahil olmasının bir karşılığı olarak bu ruh halini kamçılayan vaatler alma olasılığı vardır ve bu kuvetli bir ihtimaldir de. O nedenledir ki, İngiltere "ziyaretinde" 24 Haziran seçimlerini garantiye alan R.T. Erdoğan'ın, bunun hızıyla seçim sonrasında ilk "ziyaretini" Azerbaycan'a gerçekleştirmiş olması, bilinçaltına yerleşmiş olan bu gerçekliğin dışa vurumu olmaktan da öte bir anlam taşımamaktadır. İçerisinden geçmekte olduğumuz şu günlerde TC devleti ile Rusya arasındaki ilişkilerinde yaşanan sorunlarda bu gerçekliği doğrulamaktadır.

Suriye'de çete gruplarının güç ve etkinlik alanlarını kaybetmesi karşısında TC devleti "Astana görüşmelerinin sona erebileceği" doğrultusunda açıklamalarda bulunmuştur. Bu açıklamaları ise, son NATO toplantısının ardından yapmıştır ve buda bir tesadüf değildir. Tamamen İran üzerine yapılan planlamanın pratikleştirilmesine dair varılan mutabakatın bir sonucudur ve bu mutabakatın bir ucu da Rusya ile TC devleti arasındaki ilişkilere dayanmaktadır. Bir başka ifadeyle de bu ilişkilerinin gelmiş olduğu düzeyi göstermektedir. 

İngiltere kraliçesinin taç giyme töreninin hemen ardından yaptığı gibi, R.T. Erdoğan'ın ilk ziyaretini boyunduruğu altında tuttuğu ya da öyle göstermeye çalıştığı ülkelere yapması ve bunlar içerisinde Azerbaycan'a öncelikli yer vermiş olmasını da böyle bir gerçekliğin yaşandığına işaret etmektedir.

Cemal Şerik

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

Parveke
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Solin Bahar
Henüz Yazı Eklenmemiş

ARAMA