TÜRK DEVLETİNİN YENİ PLANI ‘AL HALEP’İ, VER ŞEHBA’YI’ MI?
Haberler / 27 Mayıs 2016 Cuma Saat 15:42
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türk devleti SUK ve ENKS çetelerini acil kodu ile yapılan toplantıda Türk Devleti, SUK ve ENKS çetelerinden Halep hattını boşaltmasını istedi çünkü toplantının amacı Ezaz – Efrin – Şehba bölgesine yönelik yeni işgal planlarını devreye koymaktı.Türk devlet yetkilileri bu toplantı da SUK ve ENKS çetelerinin bölgeyi boşaltmalarını isterken aynı zamanda Halep çevresinde rejim güçlerine katılmalarını istedi. Türk devletinin, Halep’in rejime bırakılması karşılığında Rusya ve İran ile anlaştığı

Halep,  Ezaz ve Efrin hattında özelde Kürtlere yönelik saldırılar yeniden hız kazandı. Bu bölgeye saldıran grupların, ABD ve Rusya tarafından yürürlüğe konulan ‘ateşkesin’ kapsamı içinde yer alan Suriye Ulusal Konseyine (SUK) bağlı gruplar olması da ayrıca dikkat çeken bir nokta.

Ve yine bu grupların ABD’nin eğit – donat projesi kapsamında eğitildiği, donatıldığı ve bölgeye sokulduğu biliniyor. Hatta ABD’nin geçtiğimiz haftalarda bu gruplara kısmen hava desteği sağlayarak El Rai (Çobanbey) kasabasını almasını sağlamış ancak bu gruplar El Rai kasabasını elinde yalnızca 30 saat tutabilmişti.

Çetelerden Ezaz - El Bab - Şehba Bölgesinde Operasyon Odaları!

Halep, Şehba ve Efrin çevresindeki Kürtlerle ortak yaşam ve birlik için bir araya gelen halklara saldıran bu gruplar, bu sefer farklı isimlerle ortaya çıkmaya devam ediyor. Bu gruplar kendilerini kamufle etmek amacıyla yeni isimlerle ortaya çıkıyor ve Kürtlere yönelik yeni saldırılar için Ezaz – El Bab – Şehba bölgesinde operasyon odaları kuruyor!

Şehba Bölgesi ve Önemi!

Şehba Efrin, Ezaz, Cerablus, Minbiç, El Bab ve Halep kuzeyini kapsayan bölgedir. Yerel kaynaklara göre Şehba bölgesinde 250 ile 300 köy bulunuyor.

Yine yerel kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre bu köylerin büyük çoğunluğu Kürt köyleriydi. Ancak Baas rejimin Arap Kemeri Politikası gereğince bölge Kürtlerden arındırılmış ya da Kürt nüfus hızla eritilmiştir.

Bugün ise bölgede bazı Arap, Kürt, Türkmen vb. halk ve inanç toplulukları yaşıyor ya da yaşama tutunmaya çalışıyor. Çünkü Şehba bölgesi gerek DAİŞ gerekse de Suriye Ulusal Konseyine (SUK) bağlı çete gruplarının işgali altında bulunuyor.

DAİŞ ve SUK’a bağlı çete grupları Şehba bölgesini tam olarak denetime almak için bölgedeki saldırılarını yoğunlaştırmış durumda. Şehba bölgesine yönelik saldırılar stratejik bir önem ifade ediyor. Zira Şehba’yı ele geçirip hakim olmak, Halep ve Efrin’i de büyük oranda etkisiz kılmak anlamına gelecektir.

Türk Devleti Statejik Boğulma Yaşadı

Türkiye'nin "Tampon bölge", "Güvenli bölge", "Uçuşa yasak bölge" ve son olarak Cerablus-Ezaz arasındaki 98 kilometrelik sınır hattı boyunca YPG'siz sınır arayışı iflas etti. Suriye politikasının merkezine koyduğu Rojava düşmanlığı politikası kendisine bumerang gibi çarptı.

DAİŞ çetesi ile ticari ve askeri temasını hiç kesmeyen Türk devleti, El Nusra, Ehrar El Şam, Ceyş El İslam vb. çete gruplarına açıktan destek vererek, Sultan Murat, Liwa Hemze, Liwa 99, Feyleq Şam, Feyleq 16, Fatih Sultan Mehmet Tugayları gibi çete gruplarını da direkt yöneterek savaşın tarafı oldu.

QSD karşısında Girê Spî, Şeddadê, Hol ve Tişrîn'de ağır kayıplar veren TC eski başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun deyişi ile "Öfkeli çocuklarından" oluşan DAİŞ çetesi, uluslararası alanda "terör örgütü" olarak herkesin düşmanı haline gelince, Türkiye de DAİŞ ile ilişkilerini sınırlandırmak daha doğrusu ‘makyajlamak’ zorunda kaldı.

Geçmiş ticari ve askeri ilişkilerinden kaynaklı olarak DAİŞ çetelerini gözetmeye devam eden Türk devleti, İdlip kentinde Fetih Ordusu adı altında bir araya gelen SUK ve El Nusra, Ehrar El Şam vb. El Kaide türevi grupları da terör örgütü konumundan çıkaramadı.

SUK çetelerine açıktan destek vermeye devam eden Türk devleti, Halep etrafında da SUK ve ENKS çeteleri öncülüğünde Fetih Ordusu'nu kurdurtarak, Kuzey Halep hattını oluşturan Ezaz – Mare - Bab hattını açık tutmak istedi.

Bu hatta QSD karşısında sürekli ağır darbeler alan söz konusu çete grupları, Türkiye'ye hizmette yeterli olamayınca bölgeye İdlip'ten Reyhanlı'ya getirilen çeteler, Ezaz’a sokuldu.

Çeteleri Korumak için Ezaz-Cerablus Hatına SUK Ve ENKS Sokuldu!

Bu hatta istediği sonucu yine alamayan Türk devleti, Cerablus - Ezaz hattındaki DAİŞ çetelerinin QSD'nin hedefi olmadan bölgeden çıkarılması için çalışma başlattı.

Kilis üzerinden İdlip civarından takviye olarak getirilen SUK ve ENKS çetelerini DAİŞ çetelerine saldırttı. Askeri disiplinden uzak, hırsızlık ve talan için bölgede konumlanan çete grupları, Türk devleti ve kısmen ABD’nin hava desteği ile yaklaşık 25 kilometre ilerleseler de DAİŞ tüm SUK ve ENKS çetelerini 30 saat gibi kısa bir süre zarfında  geri püskürttü.

Türk devletinin Rojava düşmanlığı, Kürt özgürlük hareketi düşmanlığı temelinde açık destek sunduğu DAİŞ çeteleri karşı saldırı ile Ezaz'ın güneydoğusundaki Dabık bölgesinden de ilerleyerek Ezaz'ı kuşattı. Türkiye desteğini kesince ilerleyemeyen çete gruplarına karşı saldırı başlatan DAİŞ çeteleri Ezaz’ın 10 km güneyinde yer alan 3 bin nüfuslu Düdyen’i, Cerit, Til Hesen'in de aralarında olduğu yaklaşık 10 köyü aldı.

Ancak DAİŞ çeteleri geçen yıldan bu yana birçok kez Ezaz’ı kuşatmış olmasına ve alabilecek olmasına rağmen Ezaz’ı SUK çetelerinden almıyor. Bunu da bilinçli olarak yaptığı ve Türk devletinin isteği üzerine Ezaz’ı almadığı da biliniyor.

QSD’ye Yoğun Saldırının Nedeni

Ezaz'ın QSD güçleri tarafından özgürleşitirilmesi ihtimalini kendisi için tehlike olarak gören Türk devleti, çete gruplarına İdlip civarından yine çete takviyesi, yoğun askeri ve lojistik destek sunmaya devam ediyor. Son günlerde sınır hattındaki hareketlilik artmış görünüyor.

Hatırlanacağı üzere SUK ve ENKS çeteleri Türk devletinin desteği ile Ceyş El Suwar ve YPG/YPJ savaşçılarının Til Rifat, Eyn Deqne, Bilelon, Minix ‘teki mevzilerine saldırmıştı.

YPG/YPJ ve Ceyş El Suwar savaşçılarının karşılık vermesi üzerine başlayan şiddetli çatışmalar geç saatlere kadar sürmüştü.

Öte yandan SUK ve ENKS çeteleri Ezaz tarafından YPG/YPJ ve Ceyîş El Suwar savaşçılarının Ezaz’ın 3,5 km güneyi ve Efrîn’in doğusunda yer alan Vîlata Qazî mevzilerine de ağır silahlarla bir saldırı düzenlemişti.

SUK ve ENKS çetelerinin Til Rifat, Eyn Deqne, Bilelon, Minix ‘teki tüm YPG/YPJ ve Ceyş El Suwar güçleri tarafından püskürtülmüş onlarca çete ölü ele geçirilmişti.

Bu ağır kayıpla Türk devletinin desteklediği ve kısmen ABD ve uluslararası koalisyonun da eğittiği, donattığı ve zaman zaman hava desteği dahi verdiği SUK ve ENKS çeteleri sahada yenilmekten kurtulamadı.

Ayrıca son zamanlarda çete roketlerinin hedefi olan Kilis’e de Til Rifat, Eyn Deqne, Bilelon, Minix ‘te yaralanan 60 ‘ın üzerinde SUK ve ENKS çetesi tedavi için Kilis’teki hastanelere getirilmişti.

Yine hatırlanacağı üzere Kilis son günlerde çete gruplarının roketlerinin hedefi olmuş birçok sivil yaşamını yitirirken, birçok kişi de yaralanmıştı.  

Yenilgi Sonrası Çeteler MİT Öncülüğünde Antep’te Toplandı

Güvenilir bir kaynağımdan aldığım bilgilere göre Türk devleti SUK ve ENKS çetelerini acil kodu ile yapılan toplantıda Türk Devleti, SUK ve ENKS çetelerinden Halep hattını boşaltmasını istedi çünkü toplantının amacı Ezaz – Efrin – Şehba bölgesine yönelik yeni  işgal planlarını devreye koymaktı. 

Türk devlet yetkilileri bu toplantı da SUK ve ENKS çetelerinin bölgeyi boşaltmalarını isterken aynı zamanda Halep çevresinde rejim güçlerine katılmalarını istedi. Türk devletinin, Halep’in rejime bırakılması karşılığında Rusya ve İran ile anlaştığı da aynı güvenilir kaynak tarafından aktarılan bilgiler arasında yer alıyor.

Halep’in rejim güçlerine bırakılması karşılığında Türk devleti ise Ezaz – Cerablus ve Halep Kuzeyi yani Şehba bölgesini SUK ve ENKS çetelerince anacak Ceyş El Sunnah (Sunni Ordu) adı ile kontrol edecek ve bu şekilde Efrin’i de işgal edebilecek ve Efrin – Kobané’nin olası bütünleşmesini önlemek. Yani kısa vadede hesaplanan proje bu çerçeveyi kapsıyor.  

Türk devleti SUK ve ENKS çetelerine çok acil bir şekilde Halep’ten çekilmesini, Tıl Rıfat, Minix, Bilelon, Eyn Deqne, Birad, Şex İsa vb. alanlarda konumlanmasını,  Ceyş El Suwar ve YPG/YPJ güçlerinin bölgeden çıkarılması için de yeni saldırılar düzenlemesini istedi.

SUK ve ENKS çeteleri de toplantıda Türk devletinden İdlip ve Hama’dan çete takviyesi, silah, cephane ve lojistik desteği istedi.

Tüm bu gelişmelerden sonra akla tek bir soru geliyor; Türkiye’nin yeni planı ‘ Al Halep’i, Ver Şehba’yı ‘ mı?

 

Jîr Arjîn

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info - www.navendalekolin.com

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): TURK  DEVLETININ  YENI  PLANI  AL  HALEP  I  VER  SEHBA  YI  MI  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.