10 Ekim 2017 Salı Saat 14:07 // Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi
Kutsallık ve Yaşam

İnanç insan maneviyatını oluşturan temel olgudur. Yaşamda anlamla karşılık bulan, tarihsel olarak insana ve toplumsallığa kimlik kazandıran ve insan şekillenmesini sağlayan temel insani olgudur

Milyonlarca yıl süren ve uzun süre zarfında ele alınan bir tarih. Bilinmezliklerle yaşanan, içerisine çok acılar sığdıran fakat bunun yanında toplumsallığı da inşa edebilen, yaşamıyla anlamı da oluşturabilen zaman ve insan süreci. Zamanı ve toplumsallığı birbirinden ayrı iki olguymuş gibi düşünemeyiz. İnsan zamanda yaşayarak, yaşamı her anında anlam yükleyerek yaşamış ve birazda bundan insan olabilmiştir. Bu yaşanan sürece toplumsal tarih diyoruz. Tarihi zamanla sınırlayamayız tabi, toplumları tarihsiz ve zamansız da düşünemeyiz, mekan olayını ise asla göz ardı etmememiz gerekir diye de düşünüyorum. İnsanlığın gelişimine ve toplumsallığın oluşumuna zemin sunan mekanlar kutsallık yüklüdür. Bugün halen üzerinde yaşadığımız Mezopotamya toprakları insanlığın toplumsal gelişimini komünal tarzda oluşmasına ve şekillenmesine zemin oluşturup yaşamı anlamla örüşüne tanıklık etmiştir. Yani toplumsal inşa sürecini temellendirmiştir.

Bu anlamda insan eliyle inşa edilen toplumsallık büyük kutsallıklarla örülmüş, manevi gücü en zirvede yaşayan toplumsallığı geliştirmiş ve komünal yaşamı şekillendirmiştir. Bu konuda Rêber APO’nun çok somut değerlendirme ve belirlemeleri vardır. ‘insan eliyle inşa edilmiş gerçekler toplumsal gerçeklerdir’ belirlemesi bu anlamda çok öğreticidir. Ve yaşanan her tarihsel aşama kendi toplumsal, ahlaksal, bilimsel, inançsal, kısaca yaşamsal gelişmeleri devrimsel hatta her şeyi keşfederek geliştirmiştir. Bugünün insanları olarak o dönem gerçekleştirilen buluşlar üzerinden yaşamaktayız. Üzerine çok farklı bir yenilik eklememiş var olanı daha çok günümüze uyarlayarak, sözde daha da kolaylaştırarak kullanmaktayız. Yani insan bugün bile kullanılan birçok ev ve iş aletlerinden tutalım, dini ritüellere, ibadete, beslenmeye, barınmaya, giyinmeye, sağlığa, güvenliğe ve daha çok sıralayacağımız yaşamın olmazsa olmazı olanlarını var ettiler. İnsan eliyle, aklıyla, yüreğiyle, inancıyla topluma gelişim aşamalarını kaydettiler. Bu gelişim ve toplumsallık tabii ki bir gerekliliktir. Manevi dünyası var olan, duygu yanı önde olan ve analitik akılla daha da güçlü gelişen insan varlık yaşamın ve toplumsal tarihin bu zorlu aşamalarını yoksa nasıl kat ederdi? Yoksa nasıl acılara, zorlu yaşam koşullarına, bilinmezliklere katlanabilirdi? Tabii ki bunun cevabı inanç yanının öne çıkmasıyla verilebilir veya bu tarzda izah edebiliriz ve bu yanlış da olmaz.

İnsanlık kılan, kabile halinde yaşadığı dönemlerde de inanç yanı, manevi yanı var olan bir varlıktır. Ahlak bu toplumun yaşam biçimini belirlemektedir. Politika günlük işleri örgütlemek, planlamak ve yürütmek olarak çok ciddi bir iştir. Yaşam biçimi komünal ve demokratiktir. Özellikle neolitik çağı incelediğimizde görmekteyiz ki bu belirttiklerimiz olmadan yaşam tanımlanamamakta. Ve tabii ki bu toplumsal şekillenmenin, yaşam biçiminin, toplumsallığın yürütücü gücü ana kadın olmakta. Var olduğu, yaşandığı kanıtlanan ve her kes tarafından kabul gören bu tarihsel ve toplumsal sürecin temel mimarı ana kadın olmuştur.

Yaşam kadın tarafından anlamını yaratarak kadın eliyle, aklıyla, duygusuyla demokratik, komünal toplum inşasını gerçekleştirmekte bu dönemde. Doğayı kendisini ve toplumunu besleyen koruyan, kendisinin bir parçası olarak gören, sevgiyle kucaklayan bir yaşam bakışı hâkimdir. Doğayı, canlılığı, içinde yaşadığı evreni anlamaya tanımaya çalışan ve karşılaştığı yabancı olduğu her şeyi büyüleyici bulmakta ve kutsallıklar atfetmekte. Bu anlamda yaşam bir bütün kutsallıklar yüklenerek yaşanmakta. Ananın kendisi kutsal ve anaya atfedilen kutsallık onun yaşamla olan bağıyla, toplumsallığı yaşatmaktaki ve sürdürmedeki emeğiyle, toplumdaki her kesimi kapsayan, kucaklayan, doğayı canlı, kendisinin bir parçası gören özellikleriyle benimsenmekte. Ve bu durum doğal olarak ana kadına kutsallık atfetmekte. Toplumu güçlü ahlak ve politikayla yürüten ve yöneten kadın sistemi, kültürü, adaleti toplumdaki her kesimi kapsayacak biçimde şekillendirmiş, eşitlik ve özgürlük ilkeleriyle yaşam sürdürülmektedir. Özellikle de inanç sistemi incelendiğinde görülecektir. Zihniyet kalıpları inanç, ahlak, politika ve komünaliteyle belirlemiş bir yaşam biçimi vardır.

Ama günümüze geldiğimizde bakıyoruz ve her şey o kadar ters yüz edilmiş, her şey o kadar anlamsız yaşanmakta. Tabi bunun sorumlusu beş bin yıllık eril sistemdir. İnancıda özünden boşaltmış. Ahlakı da bitirmiş, kültürü de yozlaştırmış, doğayı talan etmiş, politikadan eser yok,   kadını ayaklar altına almış biçimsiz bir yaşam. Yaşam denebilecekse tabi. Çünkü yaşadığımız çağda toplumda bireyde tarihsizleştirilerek, belleksizleştirilerek daha da dibe vurdurulmak istenmekte. İnsanı toplumsallıktan koparan bireyciliği öne çıkaran, ahlakın içini boşaltarak ahlaksız yozlaşmış, değerlerini tanımayan, sahiplenmeyen buna da modernite diyerek dayatan bir biçimsizlik dayatılmakta. Kaybolmuş, ruhunu yitirmiş insan, birey yaratan modernite toplumsallık düşmanıdır. Kadın düşmanıdır. Ve insanlığa kutsal kitaplarda geçen mahşer süreçlerini yaşatmaktadır. Kutsal ana, kadın ve yarattığı değerler ayaklar altında ezilmekte ve kadın sadece cinsel meta olarak, çocuk doğurma çoğalma aracı olarak görülmekte. Ve kapitalist modernite tarafından kadın şahsında bir bütün kadın ve bütün toplum köleleştirilmekte. İnsanlığa ve toplumsallığa dayatılan bu şey zülümdür. Bu zülümü aşmak, kötüyü yenmek cesaret gerektirir. Vicdanlı olmayı, ahlakı bilmeyi, ahlaklı olmayı, anlamlı yaşamı özlemeyi, istemeyi, inanmayı gerektirir. 

Bu çağda vicdanlı olmak, kültürlü olmak, yaşama anlamla bakmak ve anlamlı yaşamak, özgürlük inançlı, imanlı olmak, kadın haklarını tanımak, eşitliği ve özgürlüğü sağlamak her yiğidin harcı değil. Bu iddiada olan bir PKK, PAJK var. Bir PKK, PAJK önderliği var. 

Solin Bahar   

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html